Okudunuz mu?

Türkiye'nin din-siyaset ilişkisi, din-hukuk ilişkisi, demokrasi, laiklik ve benzeri konularda karşı karşıya kaldığı, odağında dinin yer aldığı gerilimden çıkabilmesi için, öncelikle doğru bilginin ... Devamını oku...

Kısa Kısa...

Doğrusu, "Rabbimiz Allah’tır" deyip, sonra da dosdoğru gidenlere korku yoktur; onlar üzülmeyeceklerdir. İşte onlar, cennetliklerdir. İşlediklerine karşılık olarak cennette temelli kalacaklardır. 46/13-14

Haftanın Yazısı

Kadına ve çocuğa yönelik her türlü olumsuz davranış, insan olma onurunu zedeleyen, insanlığın geleceğini karartan onursuz bir davranıştır. Yazılı ve görsel basında önümüze... Devamını oku...

EN ÇOK OKUNAN MAKALELER

KİTAP

Hasan Onat | DİN, AKIL,BİLİM |

Adalet ve İnsan Onuru

Tanrı insanın adil olmasını ister. Yaratılışın temelinde adalet ve rahmet vardır. Öyle ise, Tanrısal aklın nasıl işlediğini anlamak için anahtar kavramlardan birisi adalettir. Her şeyden önce Yüce Yaratıcı adildir; herkese hak ettiğinin karşılığını verir; hiç kimseye asla zulmetmez. Zerre kadar hayır işleyen de, zerre kadar kötülük yapan da onun karşılığını mutlaka görecektir. Bu bağlamda Tanrısal aklın işleyişinde ve yaratmada esas olan ilkelerin başında rahmet ve adaletin olduğunu söylemek mümkündür. Varlık, adalet temelinde var kalabilmektedir. Bu bakımdan, Allah adil bilginleri kendi varlığının tanıkları olarak gösterir: “Allah, melekler ve hak ve adaleti gözeten ilim sahipleri, O’ndan başka tanrı olmadığına şahitlik ederler. O’ndan başka tanrı yoktur; O kudret ve hikmet sahibidir” (Al-i İmran, 18). Allah’a eş koşmaktan kaçınmak, Tevhid bilincini diri tutmak da adaletin gereğidir.Adalet, bireysel ve toplumsal planda insanca yaşamanın da ana ilkesidir. Adaleti yaşam biçimine dönüştüremeyen, içselleştiremeyen birey ve toplumların mutlu olmaları pek mümkün değildir. Add a comment

Devamını oku...

Adalet: Varoluşun Kurucu İlkesi

Allah, adildir; adaleti bir yaşam biçimine dönüştürenleri sever. Allah’ın rahman ve rahim olması, rahmetinin her şeyi kuşatması, adaletin Tanrısal yaratmanın kurucu ilkesi olduğunu gösterir. Allah hiç kimseye zulmetmez, hiçbir zaman haksızlık yapmaz. Adalet, aklın da kurucu ilkelerinden birisidir. Her insan, birtakım önyargılara kendini mahkum etmezse, kalbi mühürlenmemişse, doğru olanın ne olduğunu, kimin haklı olduğunu bilebilir. Adalet duygusu, varoluşsal olarak insana verilmiştir. İnsanın adil davranmaması, çıkarlarına, toplumsal baskıya, zaaflarına mahkum olması demektir. Add a comment

Devamını oku...

Kutuplaşma ve Tarih Bilinci

İnsan bazen, “acaba dünya daha mı hızlı dönmeye başladı?” diye düşünmeden edemiyor. Tarihteki en hızlı sosyo-kültürel değişiminin yaşandığı bir süreçten geçiyoruz. Değişim ve dönüşüm baş döndürüyor. Eskiden beş yüz senede ortaya çıkan değişiklikler, şimdilerde beş senenin de altına inmiş durumda. Teknolojiyi takip etmek mümkün mü? Olaylar, anlaşılabilmesi için gerekli zaman oluşmadan birbiri üzerine bindiriyor. Algı, olgunun önüne geçiyor. Bu zorlu süreçte savrulmamak, ayakta durabilmek için, hayatın bütün alanlarında doğru bilgiye her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.

Kolay savrulan bir toplum olmaya başladık. En küçük, en sıradan bir konuda bile, çabucak kutuplaşıveriyoruz. Bu durum insan olmanın olmazsa olmaz koşulu olan anlama, kavrama ve doğru bilgiyle karar verme yetilerimizi dumura uğratmaktadır. Birbirimizi dinlemeye bile tahammül edemiyoruz. Dinlemeyi unutan insanlar, birlikte yaşamanın temel ortak paydası olan insanın bir değer olduğu gerçeğini de unuturlar. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayan kalkışanlar, konuşmakla sorunların çözülebileceğini zannederler. Sorunlardan beslenenler, hiçbir zaman kalıcı çözümün peşinde olamazlar. Oysa sorunlarımızın çoğunun kökleri tarihin derinliklerinde yatar. Tarih algımız çarpıksa, bırakın kalıcı çözüm üretmeyi, sorunları doğru okuma imkanına bile sahip olamayız. Aynı toplumda, keyfi tarih inşaları etkin olmaya başlarsa, çatışma ve ayrışma kaçınılmaz hale gelebilir.

Add a comment
Devamını oku...

Anlam ve Başarı

İNSANIN doğuştan getirdiği en önemli özelliklerinden birisi anlam arayışıdır. İnsan hem ilgi alanına giren her şeyin anlamını keşfetmeye çalışır, hem de yaptığı her şeyin anlamlı olmasını ister. Yaptığımız iş ne kadar anlamlı ise, mutluluğumuz da o kadar anlamlı ve doyurucu olur. Aslında gerçek anlamda başarı da, mutluluk da, anlam odaklı olduğunda kalıcı hale gelir. Başarmak, biraz da hayatın anlamını yakalamış olmaya bağlıdır.

Add a comment
Devamını oku...

Sayfa 1 / 4

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »

MAKALE ARŞİVİ

Prof. Dr. Hasan Onat'ın kaleme aldığı bilimsel ve güncel makaleleri hasanonat.net üzerinde bulabilir, gelişmeleri yine bu internet sayfası üzerinden takip edebilirsiniz. Makale arşivine ulaşmak için, lütfen buraya tıklayınız.

HABER ARŞİVİ

Hasan Onat'ın sizinle paylaşmak istediği gelişmeleri, internet sayfamızın haberler bölümünden takip edebilirsiniz. Bu bölümde güncel duyurular ve geçmişte yayınlanmış haberlerin bir arşivini bulacaksınız. Hasanonat.net haber arşivine erişmek için lütfen buraya tıklayınız.

GİZLİLİK KOŞULLARI

hasanonat.net üzerindeki, yazılı, görsel ve işitsel materyallerin tamamının telif hakları Hasan Onat ve Crea Studios'a aittir. Bu materyallerin alıntılanması ile ilgili koşullar için, lütfen Gizlilik Koşulları sayfamızı ziyaret ediniz.

İLETİŞİM

Prof. Dr. Hasan Onat

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, İslam Mezhepleri Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı.

Adres: Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Beşevler / Ankara, 06500

Telefon: +90 (312) 212 68 00 / 1269

E-Posta:

onat@divinity.ankara.edu.tr

onat@hasanonat.net